12 Şubat 2009 Perşembe

Her şeyi yiyen çocuk var mıdır?




Bu kadar balık seven, tüketen bir ailede ,
böylesine iştahla yiyen anne babanın karşısında ,
masada ekmeğini salatanın yağına banıp balığını yiyen bir çocuk da varken,
insanın canı hiç mi çekmez?

Ne güzel yeniden yemeye başlamıştı derken, şimdi yine reddediyor. Üstüne gitmemeye karar verdik.

En azından bu akşam hayatımızdan ketçabı çıkardık. Zeytinyağlı fırın patateslere ketçap isteyince babası ketçabın arkasındaki yazıyı okudu ona."Ketçap, içindeki zararlı maddeler dolayısıyla küçük çocukların midesini delebilir;))" Böylece Ketçap Ada tarından çöpe yollandı.

Kızarmış mantarlar tadılmadan tabak dışı edildi.

Birkaç patates, biraz bulgur pilavı, iki dal marulla karnı doyuverdi.

Yüzde en sevimli pozla "Teşekkür ederim teşekkür ederim çok doydum. Fazlasını alamayacağım." repliğiyle.

Bu da son zamanlardaki taktiği...

2 yorum:

TONTİSADA dedi ki...

bence de hiç üsteleme üstüne gidildikçe birşey zannediyorlar bu çocuklar.Ada da çok seçmeye başladı.bu arada patatesle mutlaka ketçap istiyor.ben de öyle söyleyeyim bari iyi fikir,gerçekten yazıyor mu hiç bakmadım.neyse bu arada mantar kızartmanın da tarifini isteyeceğim nasıl birşey...

adacim dedi ki...

Yok yazmıyor ama babamız güzel eklemeler yapıp okudu. Ada'nın ketçabı çöpe atması saniye bile sürmedi. (Ki biz atalım bile dememiştik) Umarım toptan kurtulmuşuzdur şu ketçaptan. Mantar kızartmasını ben de ilk defa denedim. Babamız beğendiyse herkes beğenir zaten:)) Yapımı da basit. Mantarları önce una, sonra istediğin baharatlarla çırptığın yumurtaya sonra da mısır ununa bulayıp kızartıyorsun. Zaten bu üçlünün içine ne girse lezzetli oluyor:)) Afiyet olsun.